Ana Sayfa
Hakkımızda
Videolar
Tedaviler
Fiyatlar
Basında Biz
İletişim

 
 Kategorilerimiz
Lazer Epilasyon
Şarap Lekesi Tedavisi
Lazerle Dövme Silme
Dövme Silme
Kılcal Damar Tedavisi
Lazerle Leke Tedavisi
Lazerle Cilt Yenileme
Radyo Frekans
Lazerle Sigil Tedavisi
Lazerle Akne Tedavisi
Saç Ekimi
Saç Mezoterapisi
Botoks
Dolgu
Kimyasal Peeling
Cilt ve Vücut Bakımı
Zayıflama Lipoliz
Karboksi Selülit Tedavisi
Kalıcı Makyaj
Akupunktur
Tattoo Piercing

 

 

 
     
  Basında Biz  
     
 

Küba’nın dünya sağlık sektörüne kazandırdığı mucizevi bitki karışımı polycosanol’ü Türkiye’de de bulabilirsiniz.

Formülü uzun süre açıklanmayan, devlet sırrı gibi korunan ve Küba’dan dışarı çıkartılamayan polycosanol şeker kamışı, balmumu ve yer elmasının doğal bir karışımından elde ediliyor.

Polycosanol, 1996 yılında sağlığa önemli katkıları sebebi WIPO’dan altın madalya kazanmış bir karışım. 100 yaş ortalaması ile uzun yaşamın ve şeker kamışının egzotik ülkesi Küba’nın dünya sağlık sektörüne kazandırdığı mucizevi bitki karışımı polycosanol’ü Türkiye’de de bulabiliyorsunuz.

Doktor  Nihat Dik  polycosanol’ün çok özel doğal bir karışım olduğunu belirtiyor; Küba’da yüzyıllardır kolesterolü düşürücü olarak kullanılan polycosanol, şeker kamışından elde edilen bir yüksek alifatik temel alkoller karışımı.

Fidel de kullanıyor
Fidel Castro’nun sağlık sırrı olarak nitelenen Polycosanol’ün kötü kolesterolü düşürücü ve iyi kolesterolü yüzde10 oranında artırıcı etkisi bulunuyor. Ürün, Küba’nın insanlık tarihine kazandırdığı en önemli keşiflerinden biri.

Küba elçisi danışmanı Alberto Blanco, polycosanol’ün 1991 de yaratıldığını ve daha sonra 30’ dan fazla ülkeye giriş yaptığını söylüyor.

Kübalıların yaş ortalamasına baktığınızda sağlıksız yaşam ve beslenme şartlarına rağmen 100 yaşına kadar yaşadıklarını görüyoruz.

Karaciğerdeki kolestrol oluşumunu engelliyor
Seks, alkol, dans, puro ve yüksek baharat tüketimi Küba’nın yaşam şartları içinde sıkça yer alıyor.

Yüksek kolesterollü çağrıştıran bu yaşam şekline rağmen Kübalılar ülkede kullanımı oldukça popüler olan polycasanol sayesinde kolesterolü pek düşünmüyorlar.

Küba’nın mucize karışımı polycosanol, karaciğerdeki kolestrol oluşumunu önlemeye yardımcı oluyor. Peki ama nasıl? Vücudumuzdaki kolestrolün yüzde 80’ninden fazlası karaciğer tarafından üretiliyor. Polycasonal karaciğerden kolestrolun sentezini engelleyerek çalışıyor.

Ayrıca bu doğal karışım, atardamar duvarlarındaki fonksiyon bozukluğunu önlemeye yardımcı olup, kalp hastalığına karşı koruyucu rol oynuyor.

Dünyada Polycosanoll, ilaçları çok zorlayan alternatif olarak kabul ediliyor. Öyle ki 1996 yılında sağlığa önemli katkıları sebebi ile ‘World Intellectual Property Organization’ da (WIPO) (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı) altın madalya aldı.

Polycasonal (asprin gibi) antikoagülan (pıhtılaşmayı önleyici) özelliğe sahip olup, kalp krizine neden olan kan pıhtılaşmasını önlemede yardımcı rol oynuyor.

polycosanol, şeker kamışından üretildiğinden, kan şeker seviyesini yükselteceğine dair insanlarda bir endişe yaratsa da incelemelerde bu endişenin yersiz olduğu ortaya çıkmış.

Polycosanol’deki doğal şeker kamışının yapılan klinik araştırmalarda iyi kolesterolü yükselttiği(HDL), kötü kolesterolü(LDL) düşürdüğü görülüyor.

Ayrıca hem sağlıklı hem de yüksek kolesterolü olan bireylerde, trombosit birikmesini önemli ölçüde azalttığı görülüyor.

Kötü kolesterole şeker kamışı çare oluyor..

Yüksek kolesterol seviyesi Türkiye'de oldukça yaygındır. Öte yandan ABD Gıda ve İlaç Dairesi Başkan Vekili Dr.Troendle, tedavide en çok kullanılan 'gemfibrozilinin' toplam ölüm oranını artıran ilaçlar sınıfına girdiğini belirtti. Yapılan araştırmalarda bu ilacın hayvanlarda kansere yol açtığı ortaya çıktı. İlaçla ilgili çalışmalar sürerken, hastalar çareyi kalp -damar, karaciğer sağlığını korumak ve yüksek kolesterol ile mücadele etmek için daha doğal ve bitkisel yöntemlerde buluyor. Bunların en başında ise 'niasin' ve 'polycosanol' geliyor. Peki, bu karışımlar hakkında ne kadar bilgi sahibisiniz?.. Adventlabs beslenme destek ürünleri danışman doktoru Nihat Dik kolesterol tedavisinde kullanılan bitkisel çözümleri anlattı:

DİYABET HASTALARINDA DİKKAT ŞART!

1950'lerde hayatımıza kolesterol düşürücü olarak giren Niasin, B3 vitamini olarak da bilinir. Hayvansal besinlerden ve hububatlardan elde edilir. Kan şekeri kontrolünü bozma ihtimâlinden dolayı diyabet hastalarında yakın takip altında kullanılmalıdır. Çok sık görülmemekle birlikte alındıktan 30 dakika sonra ortaya çıkan deri kabarması ortaya çıkabilir. Diğer olası yan etkileri arasında mide rahatsızlıkları ve bulantı sayılabilir. Öte yandan karaciğer üzerinde daha fazla toksik etki gösterdiği ünlü tıp dergisi JAMA'daki iddialar arasında yer alıyor.

KALP DAMARLARINI KORUR

Küba halkının yüzyıllardır kullandığı polycosanol ise, şeker kamışından elde edilir. LDL-kolesterol (kötü kolesterol), trigliserit düzeyini kanda düşürürken, HDL-kolesterol (iyi kolesterol) düzeyini artırır. Şeker hastalarında güvenle kullanılabilir. Kalp - damar sağlığının korunmasını, kanın pıhtılaşmasını sağlayan proteinin kandaki oranını azaltarak sağlar. Üstelik bildirilmiş bir yan etkisi de yoktur.

DOKTORDAN TAVSiYELER

Dr. Nihat Dik, kolesterolü düşürmek için günlük hayatta dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıralıyor: Soğuk su balığı hariç, beslenmenizdeki hayvansal besinleri azaltmak ya da elemek suretiyle daha az doymuş yağ ve kolesterol tüketin. Lif açısından zengin beslenin (meyve, sebze, tahıl ve baklagiller) Gerekiyorsa kilo verin. Düzenli egzersiz yapın. Sigara içmeyin. Kahve (kafeinli/ kafeinsiz) tüketimini azaltın ya da beslenme rejiminizden çıkartın. Günde en az 1,5 litre su için.

Diyet yapmak isteyenler...

KİLO vermek için bugünlerde spor ve zayıflama merkezlerine başvuran kadınların sayısında artış olduğunu söyleyen Dr. Nihat Dik "Vücudumu forma sokacağım derken sağlığınızdan olmayın" diye uyarıyor. Zayıflamak için pek çok kişinin kendi kendisine bir uzmana başvurmadan, etrafındakilerden duydukları, rastgele buldukları zayıflama diyetlerini uygulamaya çalıştıklarını vurgulayan Dr.Dik  kişiye özgü olan zayıflama diyetlerinin mutlaka doktor veya diyetisyen nezaretinde yapılmasını önerdi. Dik yanlış beslenmenin sağlık sorunlarına yol açacağını bildirdi.

ÖSS'de sıcak sendromuna    dikkat!..

Gönderen:Editör Tarih:Haziran 14,2008

ÖSS’de sıcaktan etkilenmek istemiyorsanız dikkat! Dr. Nihat Dik uyarıyor; Sıcak sendromları daha çok, vücudun henüz sıcaklara uyum sağlayamadığı, sıcak hava dalgasının ilk günlerinde görülüyor. Vücut sıcaklara ancak 1-2 hafta içinde uyum sağlayabiliyor. Oysa ÖSS sıcakların gerçek etkisini göstermeye başladığı haziran ayının ortasında başlıyor. Tıp dilinde aklimatizasyon olarak bilinen, vücudun sıcaklıklara henüz uyum sağlama aşamasında olduğu bu dönemde sıcakların etkisi ile daha yoğun bir stres, konsantrasyon kaybı, zihinsel performans kaybı ve bitkinlik görülebiliyor.

Dış ortam ısısının yükselmesine karşı en önemli savunma araçları, derideki damarların genişlemesi ve terleme ile sıvı kaybedilmesidir. Sınav süresince sıcak ile stres birleştiğinden terleme oranı daha da artıyor. Terleme ile atılan suyu yerine koymak ve vücut ısısını düşürmek için çok miktarda su içmek, aşırı tuvalet ihtiyacına sebep oluyor.

Sınav dönemleri sadece öğrencilere değil, dışarıda bekleyen velilere de zor anlar yaşatıyor. Güneş altında çocuklarının, arkadaşlarının, torunlarının sınavını bitirmesini bekleyenlerde heyecan ve stresin de etkisi ile yoğun su kaybı yaşanıyor. Sınavlarda yaşanabilecek sıcak sendromları sıcak krampları ve sıcak bitkinliği olarak tanımlanabilir.

Sıcak krampları sınav süresince kol, bacak ve karın kaslarında görülebiliyor. Kramplar, kısa fakat tekrarlayıcı ve can yakıcı olabiliyor. Sıcak krampı yaşayanlarda vücut ısısı normal olsa da terleme yüksektir. Sınav öncesi yürüdüğünüzde ya da sıcakta beklediğinizde ya da stres içinde sıcakta sınava girmeyi beklerken sınıfa geçildiği zaman başlayabilir. Sabah alınan soğuk bir duş da krampların ortaya çıkmasına neden olabilir. Karın kaslarındaki kramplar mide delinmesi sanılabilecek kadar güçlüdür. 

Sıcak bitkinliğinin belirtileri ise, aşırı susama hissi, yorgunluk, halsizlik, sinirlilik ve konsantrasyon bozukluğudur. Vücut ısısı 39° C'a kadar çıkabilir. Aşırı halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, baş dönmesi, kas krampları ortaya çıkar. Bazı kişilerde bulantı, kusma ve karın ağrıları da görülebilir. Tansiyon düşer, nabız hızlanır.

Her iki durum da aşırı terleme sonucu su kaybından oluşur. Bu sebeple öncelikle terlemeyi önlemek gerekir. 

Tüm dünyada ferahlatıcı ve soğutucu etkisiyle sıcak havalarda konfor sağlayan, poşetinden çıkartılıp, vücuda yapıştırılarak kullanılan soğutucu hidrojel bantlardan yardım alınıyor. Bu bantlar yoğunlaştırılmış su ve bitkisel (mentol) özler içeriyor. Vücudun su kaybını dengelediği gibi sıcağın yoğun etkisini de azaltarak konsantrasyonda ve zihinsel performansta artış sağlıyor

 
 
 

 Bu açıklamalar ve öneriler bu site tarafından tüketiciyi bilgilendirme ve bilinçlendirme amacı ile hazırlanmıştır.

 
 

Copyright © Bu Sitenin Tüm Hakları  Maya Esthetic Center'a Aittir bu Sitenin Google Reklamlari bylore Tarafindan Yapılmıaktadır